Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

İstanbul - Akademisyenleri İstanbul'da buluşturan Avrasya Yükseköğretim Zirvesi başladı

İstanbul - Akademisyenleri İstanbul'da buluşturan Avrasya Yükseköğretim Zirvesi başladı

Haber Giriş Tarihi: 07.04.2026 15:53
Haber Güncellenme Tarihi: 07.04.2026 15:53
Kaynak: DHA
İstanbul - Akademisyenleri İstanbul'da buluşturan Avrasya Yükseköğretim Zirvesi başladı

İrem Çağla ZİNCİRLİ-Mehmet ALA/İSTANBUL,(DHA) - FARKLI ülkelerden akademisyenleri İstanbul'da bir araya getiren Avrasya Yükseköğretim Zirvesi (EURIE) başladı. Bu yıl 11'inci kez düzenlenen zirvede yükseköğretimdeki son gelişmeler, yapay zekanın kurumlara olan etkisi ve üniversitelerin geleceği başta olmak üzere birçok konu ele alınıyor.

İstanbul Aydın Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen 11'inci Avrasya Yükseköğretim Zirvesi (EURIE) Avrupa, Asya ve Orta Doğu’dan 150’nin üzerinde üniversitenin üyesi olduğu Avrasya Üniversiteler Birliği (EURAS) çatısı altında yapılıyor.

Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen etkinlik, 100'ün üzerindeki paralelde 60’ın üzerinde konuşmacı ve 50 ülkeden 300 kurumun katılımıyla, dünyanın önde gelen üniversitelerini, akademisyenlerini ve yükseköğretim sektörünün temsilcilerini bir araya getirdi.

Zirve kapsamında ayrıca eş zamanlı olarak düzenlenen ‘Imagine Tomorrow Uluslararası Girişimcilik ve İnovasyon Etkinliği’ ile 200’ün üzerinde girişim, yenilikçi fikirleri ve ilham verici projeleriyle katılımcılarla buluşacak.

‘TÜM ÜNİVERSİTELERİMİZ GAZZE’DEN GELEN ÖĞRENCİLERE KAPILARINI AÇTI’

Programda konuşan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, “Öncelikle, Gazze’de uzun süredir devam eden derin insani trajediye dikkatinizi çekmek isterim. Bir ulus ve yükseköğretim camiası olarak bu olayları ne unuttuk ne de hafızalardan silinmesine izin vereceğiz. Uluslararası hukuku hiçe sayan ve iki yılı aşkın süredir devam eden İsrail’in soykırım niteliğindeki saldırıları sırasında, yaklaşık 70 bin kişi hayatını kaybetti. Gazze’nin okullar, hastaneler ve ibadethaneler dahil olmak üzere fiziki ve sosyal altyapısı neredeyse tamamen tahrip oldu. Milyonlarca insan yerinden edildi, evlerini kaybetti ve en temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlanıyorlar. Bu gelişmeler, Filistin’in koca bir neslini yükseköğrenim imkanından fiilen mahrum bırakmıştır. Türkiye bu trajediye kayıtsız kalmamıştır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı üzerine, tüm üniversitelerimiz Gazze’den gelen öğrencilere kapılarını açmış ve onlara öğrenim ücretlerinden tam muafiyet sağlamıştır. Ayrıca, Yükseköğretim Kurulu tarafından tıp eğitimi kesintiye uğrayan Filistinli öğrencileri desteklemek amacıyla gerekli düzenlemeler yapılmış ve bu öğrencilerin eğitimlerine Türk üniversite hastanelerinde devam edip tamamlamaları sağlanmıştır. Batı üniversitelerindeki bazı akademisyen ve öğrencilerin, Gazze’deki İsrail zulmüne karşı çıkmaları nedeniyle ciddi zorluklarla karşılaşmış olmaları da aynı derecede endişe vericidir” dedi.

Prof. Dr. Özvar, “Kurumsal bağları haksız bir şekilde sonlandırılanlar için üniversitelerimiz her zaman kapılarını açık tutmuş ve destekleyici bir tutum sergilemiştir. Küresel yükseköğretim camiası, Gazze halkıyla dayanışma içinde olmaya devam etmeli ve ahlaki sorumluluğunu üstlenmelidir. Şu anda ateşkes yürürlükte olsa da Gazze'nin karşı karşıya olduğu zorluklar hala derin ve çözülmemiş durumdadır. Türk yükseköğretim camiası, bu zorlukların üstesinden gelmek için güçlü bir sorumluluk ve bağlılık duygusuyla hareket etmeye devam edecektir. Bu vesileyle, bölgemizde İran merkezli çatışmalara da kısaca değinmek istiyorum. Bu gelişmeleri derin bir endişeyle yakından takip ediyoruz. Can kaybı ve sivil altyapıya, özellikle eğitim kurumlarına verilen zarar son derece endişe vericidir. Aynı şekilde, Körfez bölgesindeki dost ve kardeş ülkelerin altyapısını hedef alan saldırılar da ciddi bir endişe kaynağıdır. Bu çatışmaların daha fazla tırmanmadan bir an önce sona ermesini içtenlikle umuyorum. 10 yılı aşkın süredir uluslararası yükseköğretim camiasına önemli ve değerli katkılarda bulunan 2026 Avrasya Yükseköğretim Zirvesi’nde bugün sizlere hitap etmek benim için büyük bir zevk ve onurdur” diye konuştu.

'ÜNİVERSİTELER STRATEJİK KURUMLAR HALİNE GELMİŞTİR'

Prof. Dr. Özvar, “Şu anda, dünya çapında yaklaşık 250 milyon öğrenci yükseköğrenim görmektedir ve bu rakamın 2040 yılına kadar 600 milyona ulaşması öngörülmektedir. Böylesine dikkate değer bir büyüme, yükseköğretim sistemlerinin sadece erişim açısından değil aynı zamanda kalite, sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve kapsayıcılık açısından da kapsamlı bir şekilde yeniden gözden geçirilmesini gerektirmektedir. Türkiye bu dönüşüme aktif olarak yanıt vermektedir. Yükseköğretime erişimi önemli ölçüde genişleten kitleselleşme aşamasını büyük ölçüde tamamlamış olan ülkemiz, şu anda kalite, uzmanlaşma, uygulamalı öğrenme ve uluslararası rekabet gücü boyutlarında sistemimizi daha da güçlendirmeye odaklanmaktadır. Günümüzde yükseköğretimin, öğretim ve öğrenimin çok ötesine uzandığı giderek daha açık hale gelmektedir. Üniversiteler, bilgi üretimi, ekonomik kalkınma, toplumsal dönüşüm, bilim diplomasisi ve küresel rekabetin merkezinde yer alan stratejik kurumlar haline gelmiştir. Türkiye’deki yükseköğretim alanında atılan her adım, yalnızca günümüzün zorluklarını yönetme ihtiyacını değil, aynı zamanda geleceği şekillendirme konusundaki kararlılığımızı da yansıtmaktadır. Son yıllarda, Türkiye Yükseköğretim Kurulu, kalite güvencesi, işgücü piyasasının ihtiyaçlarına uyum, topluma katkı ve uluslararası görünürlüğün artırılmasına odaklanan kapsamlı bir dönüşüm yaklaşımı benimsemiştir” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Özvar, “2030 Vizyonu’nun temelini dört ana sütun oluşturmaktadır: Birinci sütun, kalite odaklı süreç yönetimi ve etkin liderliktir. İkinci sütun, dijital dönüşüm ve veriye dayalı yönetişime odaklanıyor. Üçüncü sütun, ulusal ve uluslararası itibar ile görünürlüğü vurguluyor. Dördüncü temel ise girişimci ve yenilikçi üniversite kavramına odaklanıyor. Türkiye, çok çeşitli bakış açılarıyla zenginleştirilmiş, çeşitlilik içeren, dinamik ve rekabetçi bir yükseköğretim ekosistemine sahip. Bu sistem, açıklık, kalite ve küresel katılım gibi temel ilkeler üzerine inşa edilmiş. Süregelen reformlar, genişleyen uluslararası iş birlikleri ve mükemmelliğe olan güçlü bağlılığımız sayesinde, kaliteli eğitim sunmaya, araştırmayı ilerletmeye ve yeniliği teşvik etmeye yüksek öncelik veriyoruz. Son 20 yılda, hızlı teknolojik gelişmeler, değişen toplumsal beklentiler ve dönüşen ekonomik dinamikler, yükseköğretimimizi önemli ölçüde etkilemiş ve yeniden şekillendirmiştir. Bu süre boyunca hedefimiz, yalnızca akademik başarıya ulaşmakla kalmayıp, aynı zamanda anlamlı bir toplumsal etki yaratmak, dijital dönüşümü desteklemek ve küresel ortaklıkları güçlendirmek olmuştur” ifadelerini kullandı.

'TEMEL AMAÇ YÜKSEKÖĞRETİMİN İHTİYAÇLARININ ELE ALINMASIDIR'

EURAS ve Avrasya Yükseköğretim Zirvesi (EURIE) Başkanı Prof. Dr. Mustafa Aydın ise “Bugün Avrasya Yükseköğretim Zirvesi’nin 11’incisini gerçekleştiriyoruz. Geleneksel olduğu üzere dünyanın dört bir tarafından üniversite başkanları, rektörler, uluslararası ilişkiler alanındaki temsilciler, Türkiye’deki üniversitelerimizin başkanları ile rektörlerinin bir araya geldiği akademik bir etkinlik yapıyoruz. Buradaki temel maksadımız; üniversitelerin birbiriyle tecrübe, deneyim ve bilgi paylaşımında bulunması, yükseköğretimdeki yeni eğilimlerin, yeni yaklaşımların, yeni yöntemlerin ve arz-talep dengeleri doğrultusunda çağımızın yükseköğretim ihtiyaçlarının ele alınmasıdır. Artık gençler ne bekliyor, çağımızın yükseköğretim ihtiyaçları nelerdir; bunları konuşuyoruz. Çünkü bilgi artık akşamdan sabaha değişiyor. Yapay zekadan, dijitalleşmeden, insanlık hafızasından bahsediyoruz. Bütün bu çalışmaların burada harmanlandığı, eğitimin artık duvarlara sıkıştırılamayacağı evrensel bir boyuta dönüştüğü bir anlayışla, her yerde eğitim mantığı çerçevesinde tüm bu konular burada değerlendiriliyor” dedi.

Aydın, “Yaklaşık 64 konuşmacı olacak, 180’e yakın panel eş zamanlı düzenleniyor. Bu panellerde yükseköğretime dair bütün konular tartışılacak, tecrübe paylaşımı yapılacak. Ama bu yıl farklı bir şey daha yapıyoruz. Her yıl yapıyorduk ama bu yıl onu daha da ön plana çıkarıyoruz. Yaklaşık 150 genç girişimci, üniversite ve lise öğrencisi, projelerini sergiliyor. Orada bir proje pazarı oluşturuyorlar. Hem melek yatırımcılarla buluşuyorlar hem de üniversitelerdeki hocalarımız onları ziyaret ediyor. Dolayısıyla genç nesillerin yaratıcı zekalarının ve inovatif düşüncelerinin sahaya yansımasını da burada görmüş oluyoruz. Böyle gayet başarılı ve yoğun katılımlı bir organizasyon” diye konuştu.

Avrupa Üniversiteler Birliği programında şu anda yaklaşık 50 ittifakın aktif durumda ve her birinde ortalama 10 üye bulunduğunu söyleyen EDUC Başkanı Oliver Günther de "Türkiye’den de birçok üniversite bu programın bir parçası. Gelecekte bunun daha da artmasını diliyorum. Bu program, Avrupa’yı ve Avrasya coğrafyasını uluslararası iş birliği ve dostluk açısından güçlü bir alan haline getirmek için harika bir araçtır. Üniversiteler ve eğitim üzerine bir konferans düzenlemek için doğru bir zamandayız. Biz üniversite rektörleriyiz; elbette üniversitelerin harika kurumlar olduğunu düşünüyoruz. Ancak hepimiz biliyoruz ki üniversiteler dünya genelinde ciddi zorluklarla karşı karşıya. Bu durum, başkanımızın da az önce ifade ettiği siyasi gelişmelerle yakından ilgili” diye konuştu.

'EĞİTİMİN SINIRLI OLMADIĞI BİR DÜNYADA YAŞIYORUZ'

Pakistan Üniversite Başkanları Birliği Başkanı Prof. Dr. Sumaira Rehman ise “Hepinizin bildiği gibi artık eğitimin sınırlarla sınırlı olmadığı bir dünyada yaşıyoruz. Ekonomik sürdürülebilirlik ve teknolojik dönüşüm gibi önemli zorluklarla karşı karşıyayız. Bu nedenle, bağlantılı bir sistem ve karşılıklı iş birliği anlayışına ihtiyaç duyuyoruz. Bu çerçevede kurumun, Pakistan’da yükseköğretimi güçlendirmede oldukça etkili bir rol üstlendiğini belirtmek isterim. 2021 yılında kurulan APSUP misyonu; özel sektörü desteklemek, güçlendirmek ve ortak çıkarlar doğrultusunda bir araya getirmektir. 110 Pakistan üniversitesinden oluşan bir ağ olan bu yapının temel hedefleri üç ana başlıkta toplanmaktadır. İlk olarak, üniversitelerde ekonomik mükemmeliyeti artırmak; ikinci olarak, öğrenci değişimleri ve araştırma ortaklıklarının önünü açacak uluslararası bağlantılar kurmak; üçüncü olarak ise özel sektörün sesinin politika yapım süreçlerinde yer almasını sağlamak amacıyla savunuculuk faaliyetleri yürütmektir” ifadelerini kullandı.

'ZİRVENİN İSTANBUL'DA OLMASI SON DERECE ANLAMLI'

Uluslararası Üniversiteler Başkanları Birliği Derneği Başkanı Shawn Chen de “Kıtaları, kültürleri ve fikirleri uzun yıllardır birbirine bağlayan bir şehir olan İstanbul’da bulunmak büyük bir mutluluk. Bu nedenle, yükseköğretimin nereye gittiğini ve buna nasıl yanıt vermemiz gerektiğini ciddi şekilde tartışmayı amaçladığımız bu zirvenin burada açılması son derece anlamlı. Öncelikle, bizi bir araya getiren organizatörlere teşekkür etmek istiyorum. Yıllardır yükseköğretimde yenilik ve ortak üretim konularının öne çıktığı bir ortam oluşturuyorlar. Bu çok önemli bir başlık; sadece bir sorumluluk olarak değil, bir slogan olarak da görülmemeli. Bugün yükseköğretim ciddi bir baskı altında. Yapay zeka, öğrencilerin nasıl öğrendiğini, öğretim üyelerinin nasıl ders verdiğini ve üniversitelerin değeri nasıl tanımladığını köklü biçimde değiştiriyor. Endüstriler her zamankinden daha hızlı dönüşüyor. Öğrenciler, eğitimin işe yararlılığı, istihdam ve gelecek hakkında yeni sorular soruyor. Ancak birçok kurum hala yarının sorunlarını dünün modelleriyle çözmeye çalışıyor. Bu nedenle, eğer inovasyondan bahsediyorsak, gerçek bir değişimden bahsetmeliyiz. Eğer birlikte üretimden söz ediyorsak, bunu sadece resmi anlaşmalarla değil; ortak programlar, ortak platformlar, ortak eğitim modelleri ve ortak çözümler üzerinden, somut iş birlikleriyle gerçekleştirmeliyiz” diye konuştu.

Şekib Avdagiç ise “Bugün Asya ve Avrupa’nın farklı ülkelerinden 150 üniversitenin katılımıyla gerçekleşen Avrasya Yükseköğretim Zirvesi de bu umudun bir temsilidir. Bu nedenle burada bulunan üniversitelerden, yöneticilerden, öğretim üyelerinden ve akademisyenlerden büyük beklentilerimiz var. Gazze’de yaşananlar gibi soykırımın sıradanlaştığı, Orta Doğu ve dünyanın farklı bölgelerinde hukuksuzluğun normalleştiği, gücün haklı görüldüğü oldukça zorlu bir dönemden geçiyoruz. Böyle bir dönemde, Avrasya’nın ortak aklına her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var” dedi.

TİM Başkanı Mustafa Gültepe de “Bugün burada geleceğimizi şekillendirecek en önemli unsur olan insan kaynağını, eğitim ve yükseköğretimi konuşuyoruz. Çünkü artık dünyada yalnızca üretmekle rekabetçi olunmuyor. Çok üretmek, hızlı üretmek, düşük maliyetle üretmek elbette önemli; ancak günümüz dünyasında rekabet bilgiyle, teknolojiyle ve nitelikli insan kaynağıyla kazanılıyor. Bu yarışın merkezinde ise üniversiteler yer alıyor. Ülkelerin kalkınma yolculuğunda eğitim her zaman belirleyici olmuştur. Ancak bugün yükseköğretim, doğrudan ekonomik gücün temel unsurlarından biri haline gelmiştir. Üniversiteler artık yalnızca diploma veren kurumlar değil; bilgi üreten, teknoloji geliştiren, sanayiye yön veren, girişimciliği destekleyen ve geleceği inşa eden stratejik merkezlerdir. Türkiye’yi dünyanın en çok ihracat yapan ilk 10 ülkesi arasına çıkarmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda son yıllarda ihracatçılarımızı hem ulusal hem uluslararası alanda güçlü şekilde destekliyoruz” dedi.

7-9 Nisan tarihleri arasında devam edecek zirvede, uluslararası akademik iş birlikleri, öğrenci hareketliliği, yapay zeka, girişimcilik ve yükseköğretimin geleceği başlıklarında paneller düzenlenecek. (DHA)

Kaynak: DHA

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.