İstanbul- TBMM Başkanı Kurtulmuş: Süreç tamamen siyasetin kontrolündedir
İstanbul- TBMM Başkanı Kurtulmuş: Süreç tamamen siyasetin kontrolündedir
İstanbul- TBMM Başkanı Kurtulmuş: Süreç tamamen siyasetin kontrolündedir
Haber Giriş Tarihi: 28.02.2026 00:13
Haber Güncellenme Tarihi: 28.02.2026 00:13
Kaynak:
DHA
Canan İLARSLAN - Fırat ALKIZ/İSTANBUL, (DHA)-TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, " Raporun ortak noktalarından birisi de kritik eşik olarak tanımladığımız örgütün kendini feshi ve silahlarının bırakılmasıyla birlikte gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasıdır. Böylece bundan sonraki süreçte ümit ediyorum ki tatmin edecek bir süratte örgütün kendini feshi, bütün unsurlarıyla feshi ve silahlarını bırakması temin edilecek ve Türkiye gerekli yasal düzenlemeleri, ardından da demokratik standartlarımızın yükseltilmesi için gerekli adımları atacak ve çok kısa bir süre içerisinde 103 yıllık Cumhuriyetimizin 50 yılına mal olmuş olan bu ağır faturanın bedellerini bir daha ödemeyecek. Bu kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. Size rahatlıkla söyleyebilirim ki; süreç tamamen siyasetin kontrolündedir. Şehitlerimizin ruhunu muazzep edecek, ailelerini, gazilerimizi tedirgin edecek, onların beğenmeyeceği hiçbir şey bu süreçte gündeme gelmemiş, bundan sonra da gelmeyecek. Böyle bir şey olmayacak. Dolayısıyla silahların bırakılması, örgütün feshiyle birlikte Türkiye 50 yılını verdiği, yaklaşık 2,5 trilyon dolar gibi çok ağır bir fatura ödediği, on binlerce canını kaybettiği, çok büyük miktarda tedirginlikler yaşadığı, şehirlerin baskı altında kaldığı o karanlık dönemi geride bırakacak" dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Kadıköy'de bulunan tarihi Filizi Köşkü'nde sivil toplum kuruluşları ile iftarda bir araya geldi. İftarın ardından konuşan TBMM Başkanı Kurtulmuş, “Bölgemizin ve dünyanın olağanüstü şartlar altında olduğu bir dönemdeyiz. Maalesef, özellikle son dönemlerde yaşadığımız gelişmeler kural bazlı dünya sisteminin tamamıyla hak ile yeksan olduğu bir döneme girdiğimizi gösteriyor. Gücü elinde bulunduranın ekonomik, siyasi ve askeri gücünü yerinde görenlerin istediği şekilde dünyayı dizayn etmeye çalıştığı bir döneme giriyoruz. Çok sembolik göstergeleri var ama bunlardan herhalde en önemlilerinden birisi, Venezuela Devlet Başkanı ve eşinin gece yarısı yatağından kaldırılarak başka bir ülkeye götürülüp hapse atılmasıdır. Kim olursa olsun, ne suçu olursa olsun onu tartışmıyoruz. Ama devletlerin egemenliği meselesinin tamamen ortadan kalktığı bir kuralsızlık dönemine giriyoruz" dedi.
'TÜRKİYE OLARAK GÜÇLÜ OLMAKTAN BAŞKA HİÇBİR ŞANSIMIZ YOK'
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Kurtulmuş, “Aynı şekilde İsrail'in üç yıla yaklaşan bir süredir Gazze'de sürdürmüş olduğu insanlık dışı işler, katliam ve soykırım maalesef bütün dünya tarafından izleniyor. İsrail ve arkasına almış olduğu güç kendisince yeterince gücü olduğunu varsaydığı için istediğini yapabiliyor. Batı Şeria'da da oradaki Filistinli milletlere ait yerlerin Yahudi yerleşimcilere tescillenmesiyle ilgili bir hükümet kararı hukuki bir zeminin kapısını açmıştır. Buna da bütün dünya sessiz kalmıştır. Bu dünyada böyle bir dönemde ve böyle bir coğrafyada bizim Türkiye olarak güçlü olmaktan başka hiçbir şansımız yok. Artık anlaşılıyor ki herhangi bir şekilde mazlum bir millete destek olabilecek bir uluslararası kurum yok. Mazlum bir milletin elinden tutup onun hakkını savunabilecek o sözcükleri hak ve adalet çerçevesinde kullanabilecek bir uluslararası yapı da yok. Dolayısıyla bizim güçlü olmamız ve bu çerçevede kendimizi, kendi geleceğimizi çok daha sağlam bir şekilde sürdürme mecburiyetimiz vardır" ifadelerini kullandı.
'TÜRKİYE'NİN BU SÜRECİ TAMAMLAMASININ GEREKLİ OLDUĞU KANAATİNDEYİM'
Kurtulmuş, “Bu çerçevede uzunca bir süredir devam ettirdiğimiz, 2024 yılının 26 Ağustos'unda Cumhurbaşkanımızın Malazgirt konuşmasıyla gündeme getirdiği, arkasından 1 Ekim'deki meclis açılış töreninde gündeme getirdiği Türkiye'nin iç kalesini tahkim etme meselesi Türkiye siyasetinin en önemli, en öncelikli meselelerinden birisi haline gelmiştir. Sonunda da Türkiye'de ilk sefer siyaset bütünüyle sorumluluk alarak Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kuruldu. 5 Ağustos'ta ilk toplantısını yaptığımız komisyon çok verimli görüşmeler, tartışmalar sonucunda nihai bir rapor hazırlamış oldu. Bu ortak rapor en başta toplumumuzun bazı kesimlerinde var olan 'endişeli destek' diye de tabir edilen o süreçte dile getirilen hangi endişe varsa hiçbirisinin geçerli olmadığını ortaya koyan bir rapordu. Bu ise herkesin ortaklaştığı bir rapordu. Bu raporun gereğinin yapılması ve hızlı bir şekilde artık Türkiye'nin bu süreci tamamlamasının gerekli olduğu kanaatindeyim" diye konuştu.
'RAPORUN ORTAK NOKTALARINDAN BİRİSİ GEREKLİ YASAL DÜZENLEMELERİN YAPILMASIDIR'
TBMM Başkanı Kurtulmuş, “Bugün 27 Şubat. İmralı'dan yapılan ikinci açıklamada örgütün tasfiyesi ve silahların bırakılması yolundaki önemli bir açıklamadır. Buraya örgütün bütün bileşenlerinin dikkat etmesi ve buradan ilan edilen karara uyması beklenmektedir. Raporun ortak noktalarından birisi de kritik eşik olarak tanımladığımız örgütün kendini feshi ve silahlarının bırakılmasıyla birlikte gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasıdır. Böylece bundan sonraki süreçte ümit ediyorum ki tatmin edecek bir süratte örgütün kendini feshi, bütün unsurlarıyla feshi ve silahlarını bırakması temin edilecek ve Türkiye gerekli yasal düzenlemeleri, ardından da demokratik standartlarımızın yükseltilmesi için gerekli adımları atacak ve çok kısa bir süre içerisinde 103 yıllık Cumhuriyetimizin 50 yılına mal olmuş olan bu ağır faturanın bedellerini bir daha ödemeyecek. Bu kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. Size rahatlıkla söyleyebilirim ki; süreç tamamen siyasetin kontrolündedir. Şehitlerimizin ruhunu muazzep edecek, ailelerini, gazilerimizi tedirgin edecek, onların beğenmeyeceği hiçbir şey bu süreçte gündeme gelmemiş, bundan sonra da gelmeyecek. Böyle bir şey olmayacak. Dolayısıyla silahların bırakılması, örgütün feshiyle birlikte Türkiye 50 yılını verdiği, yaklaşık 2,5 trilyon dolar gibi çok ağır bir fatura ödediği, on binlerce canını kaybettiği, çok büyük miktarda tedirginlikler yaşadığı, şehirlerin baskı altında kaldığı o karanlık dönemi geride bırakacak" dedi.
Kurtulmuş, "Türkiye'nin bu terör meselesinden kurtulması ve Türkiye'nin demokratik standartları yüksek, barışın, kardeşliğin aramızdaki tesanüdün artırılması, toplumsal dayanışmanın artırılmasıyla birlikte inanın ki her alandaki yürüyüşü çok daha hızlanacak, çok daha güçlenecek. Ümit ediyorum Türkiye'deki bu gelişmelerle birlikte bölgemizdeki bütün ülkelerde de terörün tehdidinin ortadan kalkacağını, bölgemizdeki bütün ülkelerde de huzurun, barışın, kardeşliğin hakim olacağını hep birlikte göreceğiz. Bu medeniyetlerin beşiği olan bu coğrafyada Türkiye dostlarıyla birlikte doğru istikamette yürüyüşüne devam edecek ve inşallah bugün konuştuğumuz sıkıntıların, sorunların tamamını tasfiye edecek bir güce, kararlılığa sahip. Bu ülkede yaşayan Kürtler kendilerinin eşit, hakları eşit olan, gerçekten her alanda kendilerine fırsatların eşit olarak verildiği insanlar olduğunu kalben, yüreklerinde hissedecek ve buna göre hareket edecekler. Ülkenin çoğunluğunu oluşturan Türkler de bütün bu demokratikleşme ve barış süreci içerisinde ülkenin bölünmeyeceğini, bu devletin parçalanmayacağını ve bu ülkenin herhangi bir şekilde kan kaybetmeyeceğinden emin bir haletiruhiye içerisinde yer alacaklar" ifadelerini kullandı.
'ÜMİT EDİYORUM Kİ KISA SÜRE İÇERİSİNDE BU MESELE TAMAMIYLA GERİDE KALIR'
Kurtulmuş, “Bu bölgenin Türklerinin, Kürtlerinin, Araplarının ve diğer bütün etnik unsurların, mezhebi meşrebi unsurların ayrışması için hiçbir gerçek siyasi neden yokken, hiçbir gerçek sosyolojik neden yokken birleşmesi için onlarca, yüzlerce sebep vardır. Bizim kültürümüz bir, inancımız bir, coğrafyamız bir, geçmişimiz bir ve kaderimiz, geleceğimiz de birdir. Bu siyasi proje yürüyecek ve bu bütünlük sağlanacak. Bugün 27 Şubat'ta yapılan ikinci İmralı açıklamasıyla birlikte sürecin bundan sonra daha hızlı ve daha yapıcı bir şekilde devam etmesini ümit ediyorum. Örgütün bir an evvel silahlarını bütünüyle bırakmasını, artık terör meselesinin t'sinden bile konuşmadığımız bir Türkiye'nin ve bölgenin tesis edilmesi için samimiyetle, gayretle ortaya çabalarını koyması herhalde bu sürecin en önemli gereklerinden birisi. Her türlü tedirginliğe, her türlü 'acaba şöyle mi olur böyle mi olur' diye başından itibaren birtakım tereddütlerin ortaya çıkmasına, hatta bazı çevrelerin kasıtlı olarak dezenformasyonlarına rağmen süreç çok şükür oldukça olumlu bir şekilde yürümüş, halkımızın büyük bir kesimi bu işe destek vermiştir. Önümüzde bir süreç var, bunu ne kadar hızlandırabilirsek o kadar iyi sonuç alacağımızı düşünüyorum. Biz işimizin ne olduğunu biliyoruz ve karşımızdaki muhatabımız olan örgütün de bugünkü bildiriyle de ortaya çıkan zorunlu adımları atmasının şart olduğunu düşünüyoruz ve böylece ümit ediyorum ki kısa süre içerisinde bu mesele tamamıyla geride kalır" dedi. (DHA)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İstanbul- TBMM Başkanı Kurtulmuş: Süreç tamamen siyasetin kontrolündedir
İstanbul- TBMM Başkanı Kurtulmuş: Süreç tamamen siyasetin kontrolündedir
Canan İLARSLAN - Fırat ALKIZ/İSTANBUL, (DHA)-TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, " Raporun ortak noktalarından birisi de kritik eşik olarak tanımladığımız örgütün kendini feshi ve silahlarının bırakılmasıyla birlikte gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasıdır. Böylece bundan sonraki süreçte ümit ediyorum ki tatmin edecek bir süratte örgütün kendini feshi, bütün unsurlarıyla feshi ve silahlarını bırakması temin edilecek ve Türkiye gerekli yasal düzenlemeleri, ardından da demokratik standartlarımızın yükseltilmesi için gerekli adımları atacak ve çok kısa bir süre içerisinde 103 yıllık Cumhuriyetimizin 50 yılına mal olmuş olan bu ağır faturanın bedellerini bir daha ödemeyecek. Bu kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. Size rahatlıkla söyleyebilirim ki; süreç tamamen siyasetin kontrolündedir. Şehitlerimizin ruhunu muazzep edecek, ailelerini, gazilerimizi tedirgin edecek, onların beğenmeyeceği hiçbir şey bu süreçte gündeme gelmemiş, bundan sonra da gelmeyecek. Böyle bir şey olmayacak. Dolayısıyla silahların bırakılması, örgütün feshiyle birlikte Türkiye 50 yılını verdiği, yaklaşık 2,5 trilyon dolar gibi çok ağır bir fatura ödediği, on binlerce canını kaybettiği, çok büyük miktarda tedirginlikler yaşadığı, şehirlerin baskı altında kaldığı o karanlık dönemi geride bırakacak" dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Kadıköy'de bulunan tarihi Filizi Köşkü'nde sivil toplum kuruluşları ile iftarda bir araya geldi. İftarın ardından konuşan TBMM Başkanı Kurtulmuş, “Bölgemizin ve dünyanın olağanüstü şartlar altında olduğu bir dönemdeyiz. Maalesef, özellikle son dönemlerde yaşadığımız gelişmeler kural bazlı dünya sisteminin tamamıyla hak ile yeksan olduğu bir döneme girdiğimizi gösteriyor. Gücü elinde bulunduranın ekonomik, siyasi ve askeri gücünü yerinde görenlerin istediği şekilde dünyayı dizayn etmeye çalıştığı bir döneme giriyoruz. Çok sembolik göstergeleri var ama bunlardan herhalde en önemlilerinden birisi, Venezuela Devlet Başkanı ve eşinin gece yarısı yatağından kaldırılarak başka bir ülkeye götürülüp hapse atılmasıdır. Kim olursa olsun, ne suçu olursa olsun onu tartışmıyoruz. Ama devletlerin egemenliği meselesinin tamamen ortadan kalktığı bir kuralsızlık dönemine giriyoruz" dedi.
'TÜRKİYE OLARAK GÜÇLÜ OLMAKTAN BAŞKA HİÇBİR ŞANSIMIZ YOK'
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Kurtulmuş, “Aynı şekilde İsrail'in üç yıla yaklaşan bir süredir Gazze'de sürdürmüş olduğu insanlık dışı işler, katliam ve soykırım maalesef bütün dünya tarafından izleniyor. İsrail ve arkasına almış olduğu güç kendisince yeterince gücü olduğunu varsaydığı için istediğini yapabiliyor. Batı Şeria'da da oradaki Filistinli milletlere ait yerlerin Yahudi yerleşimcilere tescillenmesiyle ilgili bir hükümet kararı hukuki bir zeminin kapısını açmıştır. Buna da bütün dünya sessiz kalmıştır. Bu dünyada böyle bir dönemde ve böyle bir coğrafyada bizim Türkiye olarak güçlü olmaktan başka hiçbir şansımız yok. Artık anlaşılıyor ki herhangi bir şekilde mazlum bir millete destek olabilecek bir uluslararası kurum yok. Mazlum bir milletin elinden tutup onun hakkını savunabilecek o sözcükleri hak ve adalet çerçevesinde kullanabilecek bir uluslararası yapı da yok. Dolayısıyla bizim güçlü olmamız ve bu çerçevede kendimizi, kendi geleceğimizi çok daha sağlam bir şekilde sürdürme mecburiyetimiz vardır" ifadelerini kullandı.
'TÜRKİYE'NİN BU SÜRECİ TAMAMLAMASININ GEREKLİ OLDUĞU KANAATİNDEYİM'
Kurtulmuş, “Bu çerçevede uzunca bir süredir devam ettirdiğimiz, 2024 yılının 26 Ağustos'unda Cumhurbaşkanımızın Malazgirt konuşmasıyla gündeme getirdiği, arkasından 1 Ekim'deki meclis açılış töreninde gündeme getirdiği Türkiye'nin iç kalesini tahkim etme meselesi Türkiye siyasetinin en önemli, en öncelikli meselelerinden birisi haline gelmiştir. Sonunda da Türkiye'de ilk sefer siyaset bütünüyle sorumluluk alarak Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kuruldu. 5 Ağustos'ta ilk toplantısını yaptığımız komisyon çok verimli görüşmeler, tartışmalar sonucunda nihai bir rapor hazırlamış oldu. Bu ortak rapor en başta toplumumuzun bazı kesimlerinde var olan 'endişeli destek' diye de tabir edilen o süreçte dile getirilen hangi endişe varsa hiçbirisinin geçerli olmadığını ortaya koyan bir rapordu. Bu ise herkesin ortaklaştığı bir rapordu. Bu raporun gereğinin yapılması ve hızlı bir şekilde artık Türkiye'nin bu süreci tamamlamasının gerekli olduğu kanaatindeyim" diye konuştu.
'RAPORUN ORTAK NOKTALARINDAN BİRİSİ GEREKLİ YASAL DÜZENLEMELERİN YAPILMASIDIR'
TBMM Başkanı Kurtulmuş, “Bugün 27 Şubat. İmralı'dan yapılan ikinci açıklamada örgütün tasfiyesi ve silahların bırakılması yolundaki önemli bir açıklamadır. Buraya örgütün bütün bileşenlerinin dikkat etmesi ve buradan ilan edilen karara uyması beklenmektedir. Raporun ortak noktalarından birisi de kritik eşik olarak tanımladığımız örgütün kendini feshi ve silahlarının bırakılmasıyla birlikte gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasıdır. Böylece bundan sonraki süreçte ümit ediyorum ki tatmin edecek bir süratte örgütün kendini feshi, bütün unsurlarıyla feshi ve silahlarını bırakması temin edilecek ve Türkiye gerekli yasal düzenlemeleri, ardından da demokratik standartlarımızın yükseltilmesi için gerekli adımları atacak ve çok kısa bir süre içerisinde 103 yıllık Cumhuriyetimizin 50 yılına mal olmuş olan bu ağır faturanın bedellerini bir daha ödemeyecek. Bu kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. Size rahatlıkla söyleyebilirim ki; süreç tamamen siyasetin kontrolündedir. Şehitlerimizin ruhunu muazzep edecek, ailelerini, gazilerimizi tedirgin edecek, onların beğenmeyeceği hiçbir şey bu süreçte gündeme gelmemiş, bundan sonra da gelmeyecek. Böyle bir şey olmayacak. Dolayısıyla silahların bırakılması, örgütün feshiyle birlikte Türkiye 50 yılını verdiği, yaklaşık 2,5 trilyon dolar gibi çok ağır bir fatura ödediği, on binlerce canını kaybettiği, çok büyük miktarda tedirginlikler yaşadığı, şehirlerin baskı altında kaldığı o karanlık dönemi geride bırakacak" dedi.
Kurtulmuş, "Türkiye'nin bu terör meselesinden kurtulması ve Türkiye'nin demokratik standartları yüksek, barışın, kardeşliğin aramızdaki tesanüdün artırılması, toplumsal dayanışmanın artırılmasıyla birlikte inanın ki her alandaki yürüyüşü çok daha hızlanacak, çok daha güçlenecek. Ümit ediyorum Türkiye'deki bu gelişmelerle birlikte bölgemizdeki bütün ülkelerde de terörün tehdidinin ortadan kalkacağını, bölgemizdeki bütün ülkelerde de huzurun, barışın, kardeşliğin hakim olacağını hep birlikte göreceğiz. Bu medeniyetlerin beşiği olan bu coğrafyada Türkiye dostlarıyla birlikte doğru istikamette yürüyüşüne devam edecek ve inşallah bugün konuştuğumuz sıkıntıların, sorunların tamamını tasfiye edecek bir güce, kararlılığa sahip. Bu ülkede yaşayan Kürtler kendilerinin eşit, hakları eşit olan, gerçekten her alanda kendilerine fırsatların eşit olarak verildiği insanlar olduğunu kalben, yüreklerinde hissedecek ve buna göre hareket edecekler. Ülkenin çoğunluğunu oluşturan Türkler de bütün bu demokratikleşme ve barış süreci içerisinde ülkenin bölünmeyeceğini, bu devletin parçalanmayacağını ve bu ülkenin herhangi bir şekilde kan kaybetmeyeceğinden emin bir haletiruhiye içerisinde yer alacaklar" ifadelerini kullandı.
'ÜMİT EDİYORUM Kİ KISA SÜRE İÇERİSİNDE BU MESELE TAMAMIYLA GERİDE KALIR'
Kurtulmuş, “Bu bölgenin Türklerinin, Kürtlerinin, Araplarının ve diğer bütün etnik unsurların, mezhebi meşrebi unsurların ayrışması için hiçbir gerçek siyasi neden yokken, hiçbir gerçek sosyolojik neden yokken birleşmesi için onlarca, yüzlerce sebep vardır. Bizim kültürümüz bir, inancımız bir, coğrafyamız bir, geçmişimiz bir ve kaderimiz, geleceğimiz de birdir. Bu siyasi proje yürüyecek ve bu bütünlük sağlanacak. Bugün 27 Şubat'ta yapılan ikinci İmralı açıklamasıyla birlikte sürecin bundan sonra daha hızlı ve daha yapıcı bir şekilde devam etmesini ümit ediyorum. Örgütün bir an evvel silahlarını bütünüyle bırakmasını, artık terör meselesinin t'sinden bile konuşmadığımız bir Türkiye'nin ve bölgenin tesis edilmesi için samimiyetle, gayretle ortaya çabalarını koyması herhalde bu sürecin en önemli gereklerinden birisi. Her türlü tedirginliğe, her türlü 'acaba şöyle mi olur böyle mi olur' diye başından itibaren birtakım tereddütlerin ortaya çıkmasına, hatta bazı çevrelerin kasıtlı olarak dezenformasyonlarına rağmen süreç çok şükür oldukça olumlu bir şekilde yürümüş, halkımızın büyük bir kesimi bu işe destek vermiştir. Önümüzde bir süreç var, bunu ne kadar hızlandırabilirsek o kadar iyi sonuç alacağımızı düşünüyorum. Biz işimizin ne olduğunu biliyoruz ve karşımızdaki muhatabımız olan örgütün de bugünkü bildiriyle de ortaya çıkan zorunlu adımları atmasının şart olduğunu düşünüyoruz ve böylece ümit ediyorum ki kısa süre içerisinde bu mesele tamamıyla geride kalır" dedi. (DHA)
Kaynak: DHA
En Çok Okunan Haberler