Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

BİZ NEREYE GİDİYORUZ?

Yazının Giriş Tarihi: 24.02.2026 17:35
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.02.2026 17:35

Bir apartmanda yaşanan komşu tartışması, kısa sürede şiddete dönüştü. İddiaya göre 14 aylık kızını kucağına alan bir baba, çıkan arbede sırasında darp edildi. Olayda bebeğin kafatasında çatlak oluştuğu, gözünde yaralanma meydana geldiği; babanın ise burnunun kırıldığı öğrenildi.

Soruşturma başlatıldı. Şüpheli tutuklandı. Yargı süreci devam ediyor.

Ancak bu olay, sadece bir adli vaka olarak görülüp geçilecek türden değil. Çünkü mesele yalnızca fiziksel yaralanma değil; aynı zamanda güven duygusunun zedelenmesi.

Bir baba, çocuğunu korumaya çalışırken şiddetle karşı karşıya kalıyorsa; henüz konuşamayan bir bebek, hayatın ilk yıllarında travmayla tanışıyorsa burada hepimizin üzerine düşünmesi gereken bir tablo var demektir.

Şiddet, çoğu zaman bir anlık öfkenin sonucudur. Fakat sonuçları bir anlık değildir. Özellikle çocukların maruz kaldığı her travma, uzun vadeli psikolojik etkiler doğurabilir. Bu nedenle toplumsal yaşamda sabır, iletişim ve sağduyu her zamankinden daha büyük önem taşıyor.

Komşuluk ilişkileri, şehir hayatında en kırılgan ama en değerli bağlardan biridir. Aynı apartmanı paylaşan insanlar, aslında aynı yaşam alanını, aynı güven ortamını paylaşır. Çocuk sesi rahatsızlık değil, hayatın devam ettiğinin göstergesidir. Fikir ayrılığı ise şiddetin değil, diyalogun konusu olmalıdır.

Elbette hukuk devleti ilkesi gereği, suç isnadı yargı kararıyla kesinleşir. Soruşturmanın sağlıklı biçimde yürütülmesi ve adaletin gecikmeden tecelli etmesi, benzer olayların önlenmesi açısından da önemlidir. Devletin görevi; mağdurun yanında durmak, fail hakkında ise hukuk çerçevesinde işlem tesis etmektir.

Toplum olarak yeniden hatırlamamız gereken bazı temel değerler var:

Öfke geçicidir, sonuçları kalıcıdır.

Şiddet kolaydır, sabır zordur.

Ama medeniyet, zor olanı seçebilme iradesidir.

Bugün bir apartmanda yaşanan bu olay, aslında daha büyük bir soruyu gündeme getiriyor:

Biz nereye gidiyoruz?

Bu sorunun cevabı, yargı sürecinin sonucundan bağımsız olarak, gündelik hayatımızda göstereceğimiz tavırda saklı. Ya öfkeyi büyüteceğiz ya da merhameti güçlendireceğiz.

Bir toplumun gücü, en zayıfını koruyabildiği ölçüde ölçülür.

Ve bir çocuğun güven içinde büyüyebilmesi, hepimizin ortak sorumluluğudur.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.